a year - Türkçe İngilizce Sözlük

a year

"a year" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 117 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
repeating a year at school i. çift dikiş
a year after the crisis i. krizden bir yıl sonra
a vintage year i. başarılı bir yıl
a vintage year i. kaliteli şarabın elde edildiği yıl
end of a fiscal year i. mali yıl sonu
a final year student i. son sınıf öğrencisi
a-year-training i. bir yıllık eğitim
a-year-training i. bir senelik eğitim
a 200-billion-dollar-a-year business i. yılda 200 milyar dolarlık bir iş
one and a half year i. bir buçuk yıl
a year's mind i. ölümden bir yıl sonraki anma töreni
repeat a year f. çift dikiş yapmak
hold a child back a year f. çocuğa okulda aynı sınıfı tekrarlatmak
have a good year f. iyi bir sene geçirmek
have a bad year f. kötü bir sene geçirmek
have a bad year f. kötü bir yıl geçirmek
have a good year f. iyi bir yıl geçirmek
spend a year in somewhere f. bir yerde bir yıl geçirmek
be on a different date from year to year f. her sene değişik/farklı tarihlere rastlamak
be out in a year with good behavior f. iyi halden bir yılda çıkmak
make more money in a week than you earn in a year f. birinin bir yılda kazandığından fazlasını bir haftada kazanmak
have the intellect of a 3 year old f. üç yaşında bir çocuğun zekasına sahip olmak
have the intelligence of a three year old child f. üç yaşında bir çocuğun zekasına sahip olmak
have the intelligence of a three year old child f. 3 yaşında bir çocuğun zekasına sahip olmak
have the intellect of a 3 year old f. 3 yaşında bir çocuğun zekasına sahip olmak
be out in a year with good behaviour f. iyi halden bir senede çıkmak
be out in a year with good behaviour f. iyi halden bir yılda çıkmak
be out in a year with good behavior f. iyi halden bir senede çıkmak
be held back a year f. bir yıl uzaklaştırma almak
sign a two-year contract f. iki senelik sözleşme imzalamak
sign a two-year contract f. iki yıllık kontrata imza atmak
sign a two-year contract f. iki yıllık sözleşmeye imza atmak
sign a two-year contract f. iki senelik kontrata imza atmak
sign a two-year contract f. iki senelik kontrat imzalamak
sign a two-year contract f. iki senelik sözleşmeye imza atmak
sign a two-year contract f. iki yıllık kontrat imzalamak
sign a two-year contract f. iki yıllık sözleşme imzalamak
once a year zf. yılda bir kere
twice a year zf. yılda iki kere
for many a long year zf. yıllar yılı
in a year zf. bir yılda
only after a year zf. sadece bir sene sonra
after a period of one year zf. bir yıl aradan sonra
for more than a year zf. bir yıldan fazla bir süredir
for more than a year zf. bir yıldan fazla süredir
a year later zf. bir yıl sonra
a year later zf. bir sene sonra
four times (in) a year zf. yılda dört kez
four times (in) a year zf. yılda 4 kez
four times (in) a year zf. yılda dört kere
four times (in) a year zf. yılda dört sefer
once or twice a year zf. yılda bir veya iki kere
once or twice a year zf. yılda bir veya iki kez
four times (in) a year zf. yılda dört defa
four times (in) a year zf. senede dört defa
for a whole year zf. bütün bir yıl boyunca
for a whole year zf. tüm yıl boyunca
a year ago zf. bir sene önce
a year ago zf. bir yıl önce
İfadeler
wishing you a healthy and happy new year expr. sağlıklı ve mutlu bir yıl dileğiyle
less than once a year expr. yılda bir kezden az
less than once a year expr. yılda bir seferden az
less than once a year expr. senede bir kezden az
less than once a year expr. senede bir kereden az
less than once a year expr. yılda bir defadan az
less than once a year expr. senede bir seferden az
less than once a year expr. senede bir defadan az
less than once a year expr. yılda bir kereden az
in a rolling year expr. takip eden bir yıl içinde
Atasözü
christmas comes but once a year noel yılda bir kere olur/gelir
Konuşma Dili
a first-year thief i. acemi bir hırsız
a 16-year-old kid i. 16 yaşında bir çocuk
a 5-year-old boy i. beş yaşında bir erkek çocuk
a four-year-old child i. dört yaşında bir çocuk
take a gap year f. mezuna kalmak
in a year or two expr. bir veya iki sene içinde
in a year or two expr. bir veya iki seneye
a year from now expr. bundan bir yıl sonra
at least for a year expr. en azından bir seneliğine
merry christmas and a happy new year expr. mutlu noeller ve mutlu yıllar
Deyim
frighten someone out of a year's growth f. ödünü koparmak
scare someone out of a year's growth f. ödünü patlatmak
scare someone out of a year's growth f. ödünü koparmak
frighten someone out of a year's growth f. birisini çok korkutmak
frighten someone out of a year's growth f. çok korkutmak
scare someone out of a year's growth f. birisini çok korkutmak
frighten someone out of a year's growth f. ödünü patlatmak
scare someone out of a year's growth f. çok korkutmak
throw party twice a year f. yılda iki kez parti vermek
take a year off f. bir yıl ara vermek
frighten (one) out of a year's growth f. (birini) çok korkutmak
frighten (one) out of a year's growth f. (birinin) ödünü koparmak
frighten (one) out of a year's growth f. (birinin) ödünü patlatmak
christmas come but once a year expr. papaz bir kere pilav yer
Konuşma
a few times in a year expr. yılda birkaç kez
a year younger than you expr. senden bir yaş küçük
we were only going to stay a year expr. sadece bir yıl kalacaktık
have a good year! expr. iyi seneler!
I make more in a month now than I did in my best year as a teacher expr. öğretmenlikte yılda kazandığım en yüksek kazancın daha fazlasını şimdi bir ayda kazanıyorum
there are twelve months in a year expr. bir yılda on iki ay var
how many months are there in a year? expr. bir yılda kaç ay vardır?
they get together once a year expr. senede bir kez biraraya gelirler
there are 12 months in a year expr. bir yılda 12 ay vardır
how many months are there in a year? expr. 1 yılda kaç ay vardır?
how many months are there in a year? expr. 1 yılda kaç ay var?
you can have a house with a 10-year mortgage expr. on yıl taksitle ev sahibi olabilirsin
Ticaret/Ekonomi
a year's rent i. bir yıllık kira
end of a fiscal year i. takvim yıl sonu
end of a fiscal year i. mali yıl sonu
dollar-a-year man i. (yılda bir dolara hizmet veren) devlet görevlisi
dollar-a-year s. (genellikle devlet hizmeti için) göstermelik ödeme ile telafi edilen
dollar-a-year s. yılda bir dolar ödenen
dollar-a-year s. çok az maaş ile tazmin edilen
dollar-a-year s. göstermelik ödeme yapılan
Hukuk
year and a day i. bir fiilin gerçekleştirilmesi için izin verilen bir yıl bir günlük yasal ara
year and a day i. eski ingiliz hukukunda kurbanın bir yıldan bir gün fazla yaşaması halinde suçlunun mahkum edilmemesi kuralı
Futbol
two-and-a-half-year deal i. iki buçuk yıllık sözleşme